17 Mayıs 2026 tarihinde yayınlanan haberde, ALTAY Tankı projesinin ana yüklenicisi BMC’de bir dönem genel müdürlük yapmış olan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi” adlı kitabını yayımladı. Yalçıntaş, kitabında edindiği deneyimler, Türk savunma sanayisinin evrimi ve OYAK’ta gerçekleştirdikleri projelere dair bilgiler sundu. Ancak, bu kitabın amacı sadece kişisel bir hikaye yazmak değil, aynı zamanda savunma sanayisinde kurumsal hafızanın korunmasının gerekliliğine dikkat çekmekti.
Yalçıntaş, kitap hakkında şu şekilde açıklama yaptı: “Bu kitabı yazma amacım, 2000’li yılların başından itibaren savunma sanayisinde yer alan binlerce mühendis, iş insanı, bürokrat ve siyasetçinin çabalarının unutulmamasını sağlamak. Her nesil, bilgi birikimini bir sonraki nesle aktararak yücelir. Eğer bilgi aktarımı sağlanmazsa, her yeni nesil sıfırdan başlamak zorunda kalır. Bu durum, özellikle savunma sanayi projeleri için kritik öneme sahiptir. Yaşanan deneyimler doğru biçimde aktarılırsa, sonraki nesiller hatalardan kaçınarak doğru uygulamaları daha hızlı hayata geçirebilirler.”
Yalçıntaş, ALTAY Tankı Projesi’nin en çok motor sorunuyla gündeme geldiğini, ancak asıl değişimin daha derin bir seviyede yaşandığını vurguladı. Türkiye’nin savunma anlayışında zihinsel bir dönüşüm yaşandığını belirten Yalçıntaş, “Kamuoyunun dikkatini en çok motorun bulunamaması üzerine çektiği doğru, ancak daha önemli bir kırılma noktası vardı: Artık amaç, bir platformu satın almak değil, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda o platformu tasarlamaktı. Yurt dışından herhangi bir platform almak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gereksinimlerini tam anlamıyla karşılayamaz. ALTAY Projesi, Türkiye’nin şartlarına uygun platformlar üretmemiz gerektiğini ortaya koydu.” dedi.
Günümüzde gerçekleştirilen birçok projenin milli tasarım anlayışıyla şekillendiğini dile getiren Yalçıntaş, bu dönüşümün ALTAY Projesi ile hızlandığını ifade etti. Türkiye’nin savunma sanayisindeki konumunun değiştiğini söyleyen Yalçıntaş, “Artık Türkiye, yurt dışından hazır silah sistemleri alan bir ülke olmaktan çıkarak, kendi silah sistemlerini tasarlayan ve bunları milli imkanlarla üretebilen bir ülke haline gelmiştir. ALTAY Tankı Projesi, bu durumu hem Türk kamuoyuna hem de dünya kamuoyuna göstermiştir.” şeklinde konuştu.
Prototipler üretilirken, güç grubunun yurt dışından alınmasının planlandığını ancak seri üretim aşamasına gelindiğinde bu parçaların sağlanmadığını belirten Yalçıntaş, “O zaman anladık ki kritik alt sistemleri kendimiz geliştirmeliyiz. Bu nedenle ALTAY Tankı’nın motorunu, yani BATU’yu Türkiye olarak milli bir şekilde geliştirdik ve üretmeye başladık.” ifadelerini kullandı.
Murat Yalçıntaş, OYAK’ın gelecekte savunma sanayisinde doğrudan rekabet yerine tamamlayıcı bir rol üstleneceğini vurguladı. OYAK’ın 143 şirketle Türkiye’nin en büyük sanayi gruplarından biri olduğunu belirten Yalçıntaş, “Böyle bir yapının savunma sanayisine duyarsız kalması düşünülemez. Ancak kaynakların doğru yönlendirilmesi şart.” dedi. Özellikle çift kullanımlı teknolojilere odaklandıklarını belirten Yalçıntaş, yüksek kaliteli çelik üretiminin bu alandaki önemli bir örnek olduğunu açıkladı. “OYAK’ı çift kullanımlı projelerde yoğunlaştırarak savunma sanayisine hizmet ediyoruz.” şeklinde devam etti.