Gazze sahilinde yüzmeyi değil çocukluğu öğreniyorlar

Gazze sahilinde yuzmeyi degil cocuklugu ogreniyorlar d5q6cQQG
Gazze sahilinde yüzmeyi değil çocukluğu öğreniyorlar
Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

EKİM 2023’te başlayan savaş Gazze Şeridi’nin yarısını tamamen yıkarken, 70 binden fazla insanın canına mal oldu. Hayatta kalanlar savaş öncesi Gazze’nin yalnızca üçte birine sıkışmış durumda. Büyük bölümü çadır kamplarında yaşıyor. Ekim 2025’te varılan ateşkesi neredeyse her gün ihlal eden İsrail’in bölgeye giren yardım ve teçhizatları kısıtlaması nedeniyle açlık ve kirliliğin kol gezdiği bölge hâlâ yaşanabilir olmaktan uzak. 70 bin can kaybının en az 21 bini çocuk. Geriye kalan on binlercesinin ise savaşın gölgesinde çocuklukları ellerinden alındı. Gazze’de üç yıldır çocuklar için ne okul var ne oyun parkı. Birleşmiş Milletler’in mart ayında yaptığı bir saha araştırmasına göre bölgedeki çocukların yüzde 96’sı ölümün yakın olduğuna inanıyor. Ancak Gazzeliler, yıkımın ortasında çocuklar için normal hayatı hatırlatan küçük alanlar oluşturmaya çalışıyor.

İngiliz The Guardian gazetesinin haberine göre İsrail saldırılarında yıkılan Gazze sahilindeki yapay havuzların yeniden kurulması da bu motivasyonun bir ürünü. Kum torbaları ve molozlarla deniz kıyısında oluşturulan beş havuzda yüzlerce kız ve erkek çocuğu birkaç saatliğine de olsa savaşın çaldığı çocukluklarını yeniden yaşama imkânı buluyor.

HAVUZLARI ELLERİYLE KURDULAR

Gazze’nin ilk yüzme akademisini yirmi yılı aşkın süre önce kuran Amjed Tantesh, bu yaz onlarca gönüllüyü bir araya getirerek Gazze’nin orta kesimindeki sahilde kum torbaları, molozlar ve brandalarla gölgelendirilen geçici havuzlar oluşturdu. Gazze’de ağır iş makineleri kalmadığı için tonlarca moloz elle taşındı, kum torbalarıyla duvarlar örüldü ve havuzları derinleştirmek için kum kazıldı. Sabahları İsrail saldırılarında anne veya babasını kaybeden çocuklara ücretsiz ders veriliyor. Öğleden sonraları ise havuzlar herkese açılıyor ve sularda oynayan çocuklarla doluyor. Geçici havuzlar çocuklara savaşın gölgesinden birkaç saatliğine uzaklaşabilecekleri bir alan sağlıyor. Mayıs ayında İsrail saldırısında annesini kaybeden 13 yaşındaki Alma Şabat, “Yüzmek bana savaştan ve yaşadığım kaygılardan kaçma fırsatı veriyor” derken, savaşta babasını kaybeden 10 yaşındaki Meryem el-Musri ise mutluluğunu, “Burada olmak bana çadırlardan uzaklaşıp oyun oynama ve temiz hava alma fırsatı veriyor” sözleriyle aktarıyor. Yakınındaki caminin bombalanması sonucu yedi yaşındaki kardeşini kaybeden ve eczacı olmayı hayal eden 14 yaşındaki Leyla Kahman da yüzmenin çadır yaşamını unutmasına yardımcı olduğunu anlatıyor.

Çocuklar, Gazze kıyılarında oluşturulan yapay havuzları savaşın kasveti ve çadır kentlerin zorluklarından bir kaçış alanı olarak görüyor.

ÇADIRDAN UZAKTA BİRKAÇ SAAT

Ancak havuzların birkaç saatlik sessizliği, Gazzeli çocuklar için genel tabloyu değiştirmiyor. BM verilerine göre Gazze bugün dünyada çocuk amputelerin en yoğun bulunduğu yer. Yaklaşık 700 bin okul çağındaki çocuk üç yıldır düzenli eğitime ulaşamıyor. İsrail kuşatmasının geçen yıl yol açtığı insan kaynaklı kıtlığın da bazı çocuklarda ömür boyu sürecek fiziksel ve zihinsel gelişim bozukluklarına neden olacağı belirtiliyor.

Bu arada İsrail ordusunun dünGazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda biri kadın 5 Filistinli yaşamını yitirdi, en az 23 kişi yaralandı.

Batı Şeria’da baskın dalgası

İSRAİL’in işgali altındaki Batı Şeria’da önceki gün Tel beldesinde dört Filistinli ile iki İsrail askerinin öldüğü olayların ardından tırmanan gerilim sürüyor. Filistin resmi haber ajansı WAFA’ya göre Yahudi yerleşimciler, Filistinlilerin yaşadığı 16 bölgede evleri ve tarım arazilerini yakarak baskınlar düzenledi. Batı Şeria genelinde 66 Filistinlinin de İsrail ordusu tarafından düzenlenen baskınlarda gözaltına alındığı belirtildi. İsrail basınına göre ise Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, cuma günü yaşanan olayların ardından “Filistin toprakları üzerine kurulan kaçak Yahudi yerleşim birimlerinin tanınması ve yenilerinin kurulmasına yönelik sürecin hızlandırılması talimatını verdiği” öne sürüldü. Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese ise Batı Şeria’daki saldırıları “pogrom” (kıyım) olarak nitelendirdi. İsrailli siviller ve orduyu “güçlerini birleştirmekle suçlayan Albanese, sorumluluğun sadece Netanyahu veya “birkaç çürük elmaya” ait olmadığını savundu. ABD Dışişleri Bakanlığı da işgal altındaki Batı Şeria’da yaşanan “şiddet eylemlerini kınadıklarını” açıkladı.

yok

Author: Ayşe Arslan