Eğitim alanında önemli gelişmeler yaşanırken, iktidar partisi AKP’nin dikkatleri, meclis dengelerinin oldukça hassas olduğu kritik illere çevrildi. Son dönemde tutuklanan CHP’li belediye başkanlarının görevleri devredilirken, bu durum belediye meclislerinde çoğunluğa sahip olan AKP’li üyelerin lehine dönüşüyor. Eğer mecliste çoğunluk yoksa, çeşitli transfer yöntemleriyle başkanlık koltuğu ele geçiriliyor. Bu stratejik adımlar, 13 Nisan 2026 seçimlerinden sonra da devam ediyor.
Hedef illerdeki meclis üye sayılarının yakın olması, CHP’nin karşısında AKP ve MHP’nin elini güçlendiriyor. Özellikle Kilis gibi bazı illerde, CHP ve AKP-MHP meclis üyeleri arasındaki fark yalnızca bir oyla belirleniyor. Kilis’te 16 CHP’li ve 15 AKP-MHP’li üye bulunuyor, bu da durumu kritik bir eşik haline getiriyor.
Kütahya ve Amasya da yerel yönetim dengeleri açısından dikkat çeken iller arasında. Kütahya’da, AKP’nin 16, MHP’nin 10 ve CHP’nin 11 meclis üyesi bulunuyor. Amasya’da ise, CHP’nin 17, AKP’nin 9 ve MHP’nin 5 üyesi var. İktidar, meclis üyesi transferleri aracılığıyla bu illerdeki çoğunluğu ele geçirmek için sadece birkaç üyenin ikna edilmesiyle durumunu değiştirebilir.
Burdur, Giresun, Sinop, Kırıkkale, Kırşehir ve Kütahya gibi iller de meclis çoğunluğu açısından kritik olarak adlandırılıyor. Bu bölgelerde çoğunluğun AKP ve MHP’ye (Cumhur İttifakı) geçmesi söz konusu olabilir. Bursa’da ise Mustafa Bozbey’in tutuklanmasının ardından, AKP’li Şahin Biba başkanvekili olarak göreve getirildi.
Bu gelişmeler, iktidarın yerel yönetimlerdeki stratejik hamlelerinin ne denli etkin olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.