Schengen bölgesine seyahat edenler için önemli bir gelişme yaşandı. Avrupa Birliği, uzun zamandır hazırlıklarını sürdürdüğü Dijital Giriş-Çıkış Sistemi’ni (EES) 10 Nisan 2026 itibarıyla tüm Schengen ülkelerinde devreye aldı. Bu yeni sistem, AB vatandaşı olmayan yolcuların seyahatlerini daha güvenli hale getirmeyi hedefliyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte, Avrupa’ya seyahat eden tüm yolcuların pasaport bilgileri yanı sıra parmak izi ve yüz fotoğrafı gibi biyometrik verileri de kaydedilecek. Geçtiğimiz yıl ekim ayında pilot uygulamasına başlanan bu sistem, sınır güvenliğini artırmak ve vize süresi ihlallerini otomatik olarak tespit etmek amacı taşıyor. Artık Schengen bölgesine giriş yapan yolcuların kalış süreleri dijital ortamda takip edilecek ve herhangi bir süre aşımı durumu anında ilgili otoritelerle paylaşılacak.
Türkiye’den Avrupa’ya seyahat eden yolcular, yeni sistemin bir parçası olarak Schengen sınır kapılarında özel kiosklar aracılığıyla biyometrik verilerini paylaşacak. İlk girişte alınan veriler, sonraki seyahatlerde otomatik kontrol için üç yıl boyunca sistemde saklanacak. Ayrıca, yolcuların seyahat amacı, konaklama bilgileri ve yeterli maddi kaynak gibi konularda da ek sorularla karşılaşmaları mümkün.
12 yaş altındaki çocuklar, bu yeni uygulamadan muaf tutulacak ve parmak izi verme zorunluluğu bulunmayacak. Uygulamanın, pasaport damgalama zorunluluğunu kaldırmasıyla birlikte sınır kapılarındaki işlemlerin hızlanması bekleniyor. Ancak, sistemin ilk günlerinde bazı sınır kapılarında yoğunluk yaşanması nedeniyle uzun kuyruklar oluştu. Avrupa Komisyonu, bu aksaklıkların yaşandığı saatlerde sistemin geçici olarak askıya alınabileceğini ve geçiş sürecinin Eylül ayına kadar daha esnek bir şekilde yönetileceğini duyurdu.
Bu yeni sistem, Türkiye’den Avrupa’ya seyahat edenler için önemli bir yenilik sunarak, seyahat deneyimini daha güvenli ve sorunsuz hale getirmeyi amaçlıyor.