Avrupa Obezite Kongresi (ECO), bu yıl 12-15 Mayıs tarihleri arasında Türkiye’de gerçekleştirilecek. Obezite, dünya genelinde yaklaşık 1 milyar insanı etkileyen ve ciddi sağlık sorunlarına yol açan bir salgın haline dönüşmüş durumda. Türkiye’de yetişkin nüfusun yüzde 36’sının obezite ile yaşadığı belirtilirken, fazla kilolu bireylerin de eklenmesiyle ülke, Avrupa’nın en fazla kilolu halkına sahip ülkesi olarak öne çıkıyor.
Kongrenin sponsorlarından olan Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson, “Araştırmalar, Türkiye’de obezitenin görülme sıklığının yetişkinlerde yüzde 36 olduğunu ve ülkemizin Avrupa’nın en kilolu ülkesi konumuna geldiğini gösteriyor. Bu nedenle, kongrenin burada yapılması son derece önemli” şeklinde konuştu.
Lilly Türkiye, obezite konusundaki farkındalığı artırmak amacıyla, 11-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında Hope Alkazar’da “Obezite: Görünmeyen Gerçekler” adlı bir deneyim alanı açtı. İstiklal Caddesi üzerinde bulunan bu alanda, ziyaretçiler obezite ile ilgili bilimsel gerçekleri keşfetme fırsatı bulacaklar.
Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) Genel Sekreteri Feray Akbaş, “Obezite, vücutta yağ dokusunun artışıyla ilişkili, kronik, tekrarlayıcı ve tedavi edilebilir bir hastalık olmasına rağmen, dünya genelinde yaklaşık 1 milyar insanı etkileyen bir salgın haline gelmiştir. Ülkemizde 18 milyon insanın obezite ile mücadele ettiği bilinmektedir. Obezite, diyabet, kalp hastalığı, inme ve bazı kanser türleri gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açmakta, yaşam kalitesini düşürmekte ve erken ölüm riskini artırmaktadır. Ancak toplumda bu hastalığın kişisel bir tercih olduğu yönünde yanlış bir algı yer almaktadır” ifadelerini kullandı.
Veri Enstitüsü Kurucusu Bekir Ağırdır, obezitenin ekonomik yükünün 2035 yılında dünya genelinde 4,32 trilyon dolara ulaşmasının öngörüldüğünü belirtti. Türkiye özelinde ise 2019 yılında aşırı kilo ve obezitenin ekonomik yükünün yaklaşık 14,64 milyar dolar olduğu, 2060 yılına gelindiğinde ise bu yükün 132,5 milyar dolara çıkmasının beklendiği ifade edildi. Bu rakam, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) yüzde 3,2’sine denk geliyor.